Sadreddin Konevî'ye ait olan türbe caminin doğusundadır. Klasik Selbuklu kümbetlerine benzer konik bir çatısı vardır. Bu çatı ahşaptır ve kafes şeklinde örülüdür. Sanduka mermerden olup ilk zamanlarda üzerinin açık olduğu bilinmektedir.
Caminin Sadreddin Konevî'nin türbesinin camii bahçesinde olmasıyla ayrı bir önemi vardır. Şehrin merkez Meram ilçesinde, aynı isimli Şeyh Sadrettin mahallesinde bulunan cami Meram Müftülüğüne bağlı ve faal durumdadır.
TARİHÇE
Cami girişindeki kitabeye göre, mutasavvıf Sadrettin Konevi adına 1274 yılında inşa edilmiştir. Konya Valisi Ferit Paşa tarafından 1899 yılında kapsamlı bir tadilattan geçirilmiştir. Bu tadilata dair kitabe de cami girişinde bulunmaktadır.
Türbe, Camiinin doğusundaki avludadır. Açık türbeler tipinin ayakta kalan tek örneğidir. Türbenin şekli Selçuklu kümbetlerin benzer. Gövde açık, kaidesi mermer işleme olan türbenin üzerinde, köşeli bir tanbura oturan kafes şeklinde ahşap bir külah vardır.
SADREDDİN KONEVİ KİMDİR?
Sadreddin Konevi Malatya’da 1208 yılında doğdu. Sema kayıtlarında künyesi ‘Sadrüddin Ebül Mealî Muhammed bin el imam eş-şeyhül İslam İshak bin Yusuf bin Ali’ olarak kayıtlıdır.
Sadreddin Konevi’nin babası Şeyh Mecdüddin İshak Malatya’lıdır. Mecdüddin İshak Bağdat’ta fütüvvet teşkilatında hizmet etmiş alim bir zattır. Selçuklu Sultanı ve Abbasi Halifesi nezdinde Diplomat olarak görevler yapmıştır. Selçuklu sultanlarından 1. Giyaseddin Keyhüsrevin şeyhzade iken hocasıdır. Selçuklu sarayında ağırlığı olan bir zattır. Mecdüddin İshak, Bağdat ve hac ziyaretlerinde tanıştığı İbni Arabi, Evhadüddin Kirmani, Ahi Evren, Ebu Cafer Muhammed el Berzaî, Ebul Hasen Ali el İskenderanî gibi zatları Konya’ya dönerken yanında getirmiş, bu zatları sultanla görüştürüp Konya’nın ilim ve maneviyatına büyük katkılar sağlamıştır.