Hipodrom'un güneyinde, Sultanahmet Camisi'nin hemen arkasında yer alan Nakilbent Sarnıcı, Konstantinopolis su sisteminin bir parçası olarak 6. yüzyılda inşa edilmiş. Osmanlı döneminde güçlendirilen ve değişiklikler geçiren sarnıç, restorasyon sürecinin ardından 2005 yılında ziyarete açılmış.
Sarnıcın ayırt edici özelliği, insan için değil "su için" yapılmış bir yapı olması. Yüzyıllar boyu yapının içinde yalnızca büyük bir su kütlesi barınmış. Bugün ise suyun tamamen çekilmesi ile birlikte boşalan mekan, zemininde yürünebilir, hatta sanat galerisi olarak kullanılabilir hale gelmiş durumda.
"Su Ruhu" sergisi, mekanın 1500 yıl öncesine dayanan ilk varoluş sebebini, suyu, mekana geri çağırmayı amaçlıyor. Eskiden suyla dolu olan hacim bu defa su zerrecikleriyle dolduruluyor. Zerreciklerin oluşturduğu sis, suyun yarattığı doluluk etkisini mekanda yeniden oluşturuyor ve izleyiciyi içine girmeye davet ediyor. Sis ile birlikte tasarlanan ışık enstalasyonu, sarnıçtaki suyun içinde olmaya dair deneyimler üretirken, yoğunluğun arttığı anlarda zaman ve mekan mefhumunun tümden kaybedilebileceği bir etki ortaya koyuyor. Suyun zerreciklerden oluşan "ruhu" ise tüm bu deneyimin temelini oluşturuyor.
VitrA'nın desteğiyle, Nakkaş Halıcılık'ın mekan sponsorluğunda düzenlenen sergi, her gün 10:00-18:30 saatlerinde Nakilbent Sarnıcı'nda görülebilir.