EMİNÖNÜ HACI BEŞİR AĞA KÜLLİYE KÜTÜPHANESİ -FATİH- İSTANBUL
Kütüphane, Eminönü’ndeki Hacı Beşir Ağa Külliyesi’nin merkezini oluşturan caminin batısına bitişik olarak inşa edilmiştir. Kütüphane, külliyenin cümle kapısı üzerindeki inşa kitabesine göre H.1158 / M.1745–1746 yıllarında Hacı Beşir Ağa tarafından yaptırılmıştır.
Kurulduğu arazinin eğiminden dolayı iki katlı bir düzenleye sahip olan kütüphanenin alt katında bir adet dükkân yer almaktadır. İkinci kattaki tek mekânlı bölüm ise kütüphanedir. Caminin hariminden geçilen kuzey-güney doğrultuda dikdörtgen planlı kütüphanenin üzeri aynalı tonozla örtülüdür.
Doğu cephesi camiye bitişik olan kütüphanenin batı cephesi de sonradan inşa edilen bir bina tarafından kapatılmıştır. Kuzey cephesi de medreseye bitişik olan kütüphanenin sadece güney cephesi dışarıdan görülebilmektedir. İki katlı bir düzenlemeye sahip olan güney cephenin alt katında buradaki dükkâna girişi sağlayan büyük bir yuvarlak kemer mevcuttur.
Caminin beden duvarlarından biraz dışa taşkın olan üst katta ise kütüphaneye açılan iki adet dikdörtgen formlu pencere açıklığı yer almaktadır. Ahşap doğramalı pencereler lokmalı demir parmaklıklara sahiptir. Beyaz renkli düzgün kesme taştan lento ve sövelere sahip olan pencerelerin üzerinde hafifletme kemerleri mevcuttur. Çökertme olarak yapılan kemerler sivri kemer formundadır. Kemerlerin içerisine ise daire şeklinde süsleme öğeleri yerleştirilmiştir. Bitişiğindeki caminin beden duvarlarından biraz daha alçak olan kütüphanenin beden duvarları oldukça kaba bir içbükey silmeyle sonlanmaktadır. Taş ve tuğla kullanılarak oluşturulan almaşık duvar tekniğinde, derzler üzerinde çeşitli geometrik düzenlemelerle yapılmış süslemeler görülmektedir.
Harimin batı cephesindeki basık kemerli kapıdan kütüphaneye girilmektedir. Caminin zemininden biraz daha yüksek olan kütüphaneye üç basamakla çıkılmaktadır. Mermer malzemeden yapılmış olan kapının üzerinde şemseli bir kartuş içerisine kitabe yerleştirilmiştir.
“O sahifelerde dosdoğru hükümler vardır.” mealindeki ayetin yazılı olduğu kitabe, kütüphanenin içerisindeki kitapları tanımlar niteliktedir. Kütüphanedeki kitapların türlerine baktığımız zaman dini kitapların ağırlıkta olduğu görülmektedir.
Kuzey-güney doğrultuda dikdörtgen planlı kütüphane tek mekânlıdır. Etrafı büyük oranda diğer yapılarla çevrili olduğu için dış cepheleri görülemeyen yapının içerisi oldukça hareketlidir. Kütüphanenin doğu cephesindeki giriş kapısının hemen güneyinde oldukça farklı düzenlenmiş bir pencere yer almaktadır. İçeride büyük bir niş şeklinde düzenlenmiş olan pencere, mazgal pencereyi andırır vaziyette daralmaktadır. Oval bir forma sahip olan pencere caminin harimine açılmaktadır . Pencere açıklığı, muhtemelen pirinç malzemeden yapılmış madeni şebekeye sahiptir. Pencere nişi iki yana doğru sarkan perde motifiyle hareketlendirilmiştir. Bu pencerenin hemen yanında dikdörtgen formlu, ahşap kapaklı bir gömme kitaplık bulunmaktadır.
Pencerelerin üst hizasından, tonoz eteğine kadar olan bölüm mermer taklidi sütuncelerle küçük birimlere ayrılmıştır. Pencere hizasına gelen sütunceler sivri kemerlerle birbirine bağlanmıştır. Ayrıca bu kemerlerin üzeri de yine kalemişleriyle oluşturulmuş kartuşlara sahiptir. Kütüphanenin üzeri aynalı tonozla örtülüdür. Aynalı tonozun göbeğinde “C” kıvrımlarıyla sonlanan dikdörtgen şeklinde kalemişi bir kartuş yer almaktadır. Tonozun karın kısmında da barok karakterli küçük şemseler bulunmaktadır.
Malzeme ve Teknik:
Kütüphanenin inşasında, taş, tuğla, ahşap, mermer ve maden malzeme kullanılmıştır. Üç tarafı yapılarla çevrili olan kütüphanenin sadece güney cephesinde inşa malzemesi görülebilmektedir. Buna göre alt kattaki dükkânın kemeri tuğla malzemeden yapılmıştır. Üst katta ise kaba yonu ve moloz taşlar tuğla malzemeyle nöbetleşe kullanılarak almaşık duvar tekniği uygulanmıştır. Pencerelerin lento ve sövelerinde ise beyaz renkli düzgün kesme taşlar görülmektedir. Ahşap doğramalı pencereler, ahşap kapaklara sahiptir. Pencere aralarına yerleştirilen gömme kitaplıklar da ahşap malzemedendir. Güney cephedeki pencereler demir parmaklıklıdır. Caminin harimine açılan doğu cephedeki pencere ise madeni şebekelidir. Kütüphanenin kapısı ise mermer malzemeyle çevrelenmiştir.
Süsleme:
Dışarıdan sadece güney cephesi görülebilen yapının bu cephesinde kırmızı renkli sıvayla oluşturulan tuğla taklidi geometrik düzenlemeler dışında süsleme unsuru görülmemektedir. Bu süslemeler de son yıllardaki onarımlarda yenilendiği için orijinal değildir. Dış cephedeki sadeliğe karşın kütüphanenin içerisi, külliyenin en yoğun bezeme görülen bölümlerinden biridir. İçeride pencere alınlıklarından başlayan kalemişi süslemeler tonoz göbeğine kadar devam etmektedir. Kütüphanenin doğu duvarındaki büyük pencere nişinin iki yanından sarkan perde motifindeki kıvrımlar ve tonlamalar (ışık-gölge oyunları) üç boyut etkisi yaratacak niteliktedir. Bu pencerenin barok özelikler taşıyan oval şekildeki açıklığını kapatan pirinç malzemeden yapılmış şebekenin ışınsal dağılımı da pencereye ayrı bir hüviyet kazandırmaktadır.
Tonoz eteğindeki barok karakterli bitkisel süsleme kuşağı, beden duvarlarıyla örtüyü birbirinden ayırmaktadır. Tonozun karın kısmında belli bir sisteme göre yerleştirilmemiş barok karakterli küçük şemseler görülmektedir. Oval şekildeki şemselerin etrafı “S” ve “C” kıvrımlarıyla hareketlendirilmiş bitkisel süslemelere sahiptir. Aynalı tonozun göbeğinde de kalemişleriyle oluşturulmuş “C” kıvrımlarıyla sonlanan dikdörtgen şeklinde bir kartuş yer almaktadır . Kartuşun göbeğindeki süslemelerin iki yanında vazodan çıkan çiçek demetleri dönem özelliği olarak belirmektedir. Kütüphane içerisindeki süslemelerin tamamında barok özellikler dikkati çekmektedir. Kütüphane içerisindeki süslemeler günümüzde kalemişi olmasına karşılık bazı kaynaklarda malakâri olarak ifade edilmektedir.
Geçirdiği Onarımlar ve Bugünkü Durumu:
Yapılan onarımlarla sağlam bir şekilde günümüze ulaşan yapı, kullanılmamaktadır. Başbakanlık Osmanlı Arşivi’nde yaptığımız çalışmalarda doğrudan kütüphanenin onarım gördüğüne dair belgelere ulaşılamamıştır. Ancak caminin giriş kapısı üzerinde II. Mahmut döneminde ait bir onarım kitabesi yer almaktadır. Kesin bir tarih vermeyen kitabeye göre külliyenin M.1826-1839 tarihleri arasında onarıldığı düşünülmektedir425. Bu onarım sırasında muhtemelen kütüphane de onarılmış olmalıdır.
KAYNAK: HACI BEŞİR AĞA ESERLERİ ( LOKMAN TAY)
FOTOĞRAFLAR: EROL ŞAŞMAZ / İÇ MEKAN FOTOĞRAFLARI SN.LOKMAN TAY
EMİNÖNÜ HACI BEŞİR AĞA KÜLLİYE KÜTÜPHANESİ -FATİH- İSTANBUL Fotoğraf Galerisi