KAPALI ÇARŞI HACI BEŞİR AĞA SEBİLİ –BEYAZIT-FATİH-İSTANBUL
Yapı, İstanbul’un Beyazıd İlçesi’nde, Kapalıçarşı’nın Tacirler Sokağı’nda yer almaktadır. İçerisinde yer alan inşa kitabesine göre yapı, H.1151 / M.1738-1739 yıllarında Hacı Beşir Ağa tarafından yaptırılmıştır.
İnşa kitabesinin okunuşu;
“Ve min el’ma-i külli şey-in Hay
Bu dil-cû çeşme-i pâkîze tarh eyledi bünyâd Ne zîbâ ihsân û kerem âyînini icrâ
Beyan etdi Nedimâ gayri menkût ile târîhin
Bu râ’na çeşmeyi pür-nûr yapdırdı Beşir Ağa 1151”.
Mimari Tanım:
Bir sokak içerisinde yer alan sebil, biri hazırlık, diğeri esas mekân (sebil ve mescit) olmak üzere iki bölümden oluşmaktadır. Hazırlık bölümü kuzey-güney doğrultuda dikdörtgen planlı basit bir mekândır. Esas sebil bölümü de kuzey-güney doğrultuda dikdörtgen planlı olup, içerisi mescit ve sebil olarak planlanmıştır. Bu özelliğinden dolayı yapı, namazgâhlı sebil olarak değerlendirilmektedir.
Yapının üç tarafı dükkânlarla kapalı olduğu için sadece sokağa taşıntı yapan ana cephesi görülebilmektedir. Sebilin esas mekânı, dört adet sütunla, üç cepheli (yarım altıgen) olarak sokağa taşıntı yapmaktadır .
Mukarnas başlıklı mermer sütunların arasında demir parmaklıklara sahip, basık kemerli üç adet pencere yer almaktadır. Pencerelerin üzerinde, kaş kemerlerle oluşturulmuş hafifletme kemerleri mevcuttur. Sütun başlıklarına oturan bu kemerler hem örtüye geçişi sağlamış hem de cepheye bir hareketlilik kazandırmıştır. Sebilin duvarları üst kısımda basit bir silmeyle sonlanmaktadır.
Yapının içerisine ana cephenin güneyindeki yuvarlak kemerli kapıdan girilmektedir. Günümüzde çay ocağı olarak kullanılan kuzey-güney doğrultuda dikdörtgen planlı bölüm giriş mekânıdır. Bu mekânın batı duvarındaki yuvarlak kemerli kapıdan esas bölüme geçilmektedir. Kuzey-güney doğrultuda dikdörtgen planlı esas bölümün üç cepheli güney cephesi sebil; kuzey cephesi ise mescit olarak kullanılmaktadır.
Güney cephedeki sebil üç adet pencere ile dışa açılmaktadır. Mekânın yaklaşık ortasındaki dört basamaklı merdivenle kuzey yandaki mescide çıkılmaktadır. Mescit bölümünün üzeri tonoz; dışa açılan üç cepheli esas sebil bölümünün üzeri ise yarım kubbe ile örtülüdür. Sebilin batı duvarında inşa ve onarım kitabesi yer alırken, kuzey duvarında da küçük bir niş mevcuttur.
Malzeme ve Teknik:
Yapının duvarları günümüzde tamamen sıvalı ve fayans döşeli olduğu için inşa malzemesi anlaşılamamaktadır. Sadece dışa açılan ana cephedeki sütunların ve başlıklarının mermer olduğu görülmektedir. Ayrıca pencereler de lokmalı demir parmaklar mevcuttur.
Süsleme:
Oldukça sade bir düzenlemeye sahip olan yapının sadece ana cephesindeki mukarnaslı sütun başlıkları süsleme öğesi olarak değerlendirilebilir.
Geçirdiği Onarımlar ve Bugünkü Durumu:
Yapının içerisinde, inşa kitabesinin hemen altında yer alan onarım kitabesinden H.1256 / M.1840-1841 yıllarında Sultan Abdülmecid’in kethüda kadını, Mahcube Kadın tarafından tamir ettirildiği öğrenilmektedir ..
Onarım kitabesinin okunuşu;
“Şehinşah-ı muazzam hazreti Abdülmecid Hân kim Zülâli lütf û ihsân ile kıldı âlemi dilsîr
Bu hâkânın sarây-ı şevketinde Kethüdâ kadın Bu vîrâne sebîlin eyledi ihyâsın tedbîr
Katı muhtâc idi âb-ı revâna bu mahal hakkâ Hemîşe nûş eden hayr duâsın eylesin tezkîr
Muvaffak eyleyüb böyle nice hayra Cenâbı Hak Kıla hemvâre ömrü devletin ikbâline tezkîr
Bu tarih oldu hayrı tab’ıma ilhâm-ı Rabbânî
Zehî zîbâ sebîli kıldı Mahbûbe Kadın ta’mir 1256”
Geçirdiği onarımlar sonucunda sağlam bir şekilde günümüze ulaşan sebilin doğusundaki mekânı çay ocağı olarak kullanılmaktadır. Esas bölümde yer alan mescit hâlâ işlevini sürdürürken; sebil abdest alma yeri olarak değerlendirilmiştir. Yapı günümüzde asli planını korurken; yapılan bilinçsiz müdahaleler sonucu içerisi tamamen fayanslarla kaplanmıştır.