Tarihi Mekanlar Kişisel Ansiklopedi Erol ŞAŞMAZ
  İSTANBUL İLİ ESERLERİ
  MİMAR SİNAN VE ESERLERİ
  İZMİR İLİ ESERLERİ
  ADIYAMAN İLİ ESERLERİ
  AFYON İLİ ESERLERİ
  AĞRI İLİ ESERLERİ
  AKSARAY İLİ ESERLERİ
  AMASYA İLİ ESERLERİ
  ANKARA İLİ ESERLERİ
  ANTALYA İLİ ESERLERİ
  AYDIN İLİ ESERLERİ
  BALIKESİR İLİ ESERLERİ
      Balıkesir Kiliseleri
      Balıkesir Ören Yerleri
      Balıkesir Camileri
      Balıkesir Tarihi Yapıları
      Balıkesir Köprüleri
      Balıkesir Türbeleri
      Balıkesir Çeşmeleri
  BARTIN İLİ ESERLERİ
  BATMAN İLİ ESERLERİ
  BİLECİK İLİ ESERLERİ
  BURSA İLİ ESERLERİ
  ÇANAKKALE İLİ ESERLERİ
  EDİRNE İLİ ESERLERİ
  ELAZIĞ İLİ ESERLERİ
  ERZİNCAN İLİ ESERLERİ
  ERZURUM İLİ ESERLERİ
  ESKİŞEHİR İLİ ESERLERİ
  GAZİANTEP İLİ ESERLERİ
  HATAY İLİ ESERLERİ
  ISPARTA İLİ ESERLERİ
  KARABÜK İLİ ESERLERİ
  KARAMAN İLİ ESERLERİ
  KARS İLİ ESERLERİ
  KASTAMONU İLİ ESERLERİ
  KAYSERİ İLİ ESERLERİ
  KIRIKKALE İLİ ESERLERİ
  KIRKLARELİ İLİ ESERLERİ
  KIRŞEHİR İLİ ESERLERİ
  KOCAELİ İLİ ESERLERİ
  KONYA İLİ ESERLERİ
  KÜTAHYA İLİ ESERLERİ
  MALATYA İLİ ESERLERİ
  MANİSA İLİ ESERLERİ
  MARDİN İLİ ESERLERİ
  MERSİN İLİ ESERLERİ
  MUĞLA İLİ ESERLERİ
  NEVŞEHİR İLİ ESERLERİ
  ORDU İLİ ESERLERİ
  SAKARYA İLİ ESERLERİ
  SAMSUN İLİ ESERLERİ
  SİİRT İLİ ESERLERİ
  SİVAS İLİ ESERLERİ
  ŞANLIURFA İLİ ESERLERİ
  TEKİRDAĞ İLİ ESERLERİ
  TUNCELİ İLİ ESERLERİ
  TOKAT İLİ ESERLERİ
  TRABZON İLİ ESERLERİ
  UŞAK İLİ ESERLERİ
  VAN İLİ ESERLERİ
  YOZGAT İLİ ESERLERİ
  SELÇUKLU HANLARI
  OSMANLI HANEDAN TÜRBELERİ

Mail listemize abone
olun, güncel
yayınlarımızdan
haberdar olun!

Bunun için,
Lütfen mail adresinizi girin.
  Ana Sayfa   |  Üye Kayıt   |  Üye Giriş   |  İletişim   
AYVALIK – ALİ ÇETİNKAYA VE HEYKELİ - BALIKESİR

Ali Çetinkaya, 93 harbi sonlarında 1878 Afyon Karahisar’da Kayadibi mahallesinde Demirci Ahmet Ağa ile Fatma hanımın evladı olarak dünya ya geldi. Çocuk yaşta babasını kaybetti. Ali’nin çocukluğu zorluklarla geçti. İlk ve orta öğrenimini Afyonda yaptı. Güzel özelliklerinden dolayı “Vezir Ali” lakabını almıştır. Şehir meclisinden iki kişinin yardımıyla annesinin çok istediği askeri okula girmiş, Bursa Işıklar Lisesinde okulunu başarıyla bitirdikten sonra İstanbul’a gelerek Harp akademisine geçmiştir.

Harp okullarındaki yoğun fikir gelişiminden yeniliğe açık yapısı sebebiyle etkilenecektir.

1898 de Piyade Teğmen rütbesiyle Harp akademisinden mezun olacak ve Selanik’te 3. ordu emrine verilecektir. 20 yy başlarında Harp okulundan mezun olanlardan senede bine yakın subayın dörtte üçü Makedonya ve Trakya’ya gönderiliyordu. Balkanlar kanayan yara gibiydi. Rusların kışkırtmaları ve Osmanlıyı bu topraklardan atmak düşüncesinden kaynaklanan karışıklıklar yüzünden subaylar buraya gönderiliyordu. Bir nevi deneyim kazanılan yer gibiydi. Ali Bey’de ilk görevini Balkanlarda Cuma-yı Bala’da, Pirlepe’de, Debre’de, Arnavutluk ve Bulgaristan dağlarında komitecilerle mücadele ederek dört seneden fazla geçirmiştir. Mayıs 1903’te Üsteğmenliğe yükselmiş, Aralık 1903 de 37. Redif Alayı Pirlepe Taburunda görevlenlendirilmiştir. 1 Haziran 1904’te İştip’teki İkinci Alay Taburu ile eşkıya takibinde görev aldı.

1902 yılında ilk isyan hareketinin idarecisi General Sançef ve bir yıl sonrasında Selanik İsyanı’na katılan Makedonya İstiklal Teşkilatı reisi General Protokerof’un çetelerinin yok edilmesinde insiyatif kullanan Ali Bey önemli katkıları vardır. Ali Bey Makedonya görevi sırasında geleceğin ünlü subayları olacak Resneli Niyazi, Enver Paşa ve Ali Fethi Beylerle de tanışacaktır.

18 Ağustos 1904’te Edirne’de ki İkinci Ordu Yedek Subay Talimgah Komutanlığı emrine verildi. Görevinin bitiminde Yüzbaşılığa terfi etti. Debr-i Bala’daki On sekizinci Nizamiye Alayı İkinci Tabur Altıncı Bölük Komutanlığı’na atandı. 1908’de Balkanlarda çetelere uygulanacak uygulayacak komisyonda görev yaptı. Dört seneyi aşan görevinden 15 Mart 1909 da Debre jandarma tabur Komutanlığı’na üç ay süreyle vekalet etti.

Ali Bey ittihatçıların saflarında yer almıştır. Ali Bey 1907 de Manastırda İttihat ve Terakki Cemiyeti’ne katılmıştır. Cemiyetin Kırca ova Bölgesindeki teşkilatı kuvvetlendirerek emin bir saha meydana getirmiştir.

Kazım Karabekir, Kuşcubaşı Sami, Yakup Cemil, Abdulkadir Canpolat, Çerkez Reşit, Kuşcubaşı Eşref, Enver Bey, Rahmi Apak, C.Cahit Toydemir, Yenibahçeli Şükrü ve Topcu İhsan gibi önemli ittihatçılarla tanıştı.

Teşkilatın fedailer grubunda kısa sürede sivrilerek Enver Paşa’nın güvenini kazanacaktır. 31 Mart Ayaklanmasında Hareket Ordusunun isyanı bastırmasından sonra II Abdülhamit’in tahtan indirilmesinde ve Alaatini Köşkünde ikamete götürülen padişahın korunmasında Muhafız Birlik Komutanı Ali Fethi Bey’in yardımcısı olarak görev aldı.

Ali Bey İttihatçıların birçok toplantısına katılmış ve teşkilatın yönetim politikasını eleştirmiştir.

Ocak 1910 da Manastır ilindeki Raka’lar kaymakamlığına getirildi. Daha sonra On Sekizinci Nizamiye Alayındaki görevine iade edildi.

Ali Bey 10 Haziran 1911’de Kosova İstilâ’ Komisyonunda görevliyken Trablusgarp işgal edilince gönüllü olarak Mustafa Kemal’le gizli yollardan bölgeye giderek savunmaya çalışan gönüllülerden olmuştur. Burada Ubeydat kolu komutanı olarak görev yapmıştır. Derne Cephesine bağlı Ben-Zafa’ da “Deli” lakaplı Üsteğmen Halit’le aynı cephede iki kol komutanı olarak görev yapmıştır. Anlaşamadıkları için Mustafa Kemal ve Enver Bey’in ortak kararı ile görev yeri değiştirilecektir. Balkanlar’ın kaynama haberleri bu topraklarda Uşi Antlaşmasının yapılmasına neden olunca, Enver Paşa burayı terk etmek istemeyerek ve Türk-Arap İmparatorluğu kurmak isteyecektir. Bu kurulmak istenen Şeyh Sünusi’nin manevi nüfusu altındaki imparatorlukta Ali Bey’e de önemli görevler verilecektir. Fakat İstanbul’un tehlike altında olması bu düşünce unutuldu.

29 Temmuz 1912’de Trablusgarp Savaşından sonra Aydın Jandarma Bölük Komutanlığına atandı. Balkan savaşlarına kayıtsız kalamazdı, birliği ile birlikte Selanik bölgesinde Yunanlılara karşı savaştı. Balkan savaşlarının ikinci safhasında Enver bey’le beraber çalıştılar. Edirne Vilayet-i İstilâ’ Komisyonu azası olarak görev aldı. Daha sonra Edirne’deki redif Birliğine atandı. Kasım 1913 ‘de Trablusgarp‘ta ki başarılarından dolayı Binbaşılığa terfi etti. Balkanlardan sonra İstanbul’da I Kolordu İtfaiye Alayı 2, Tabur Komutanlığına atanacaktır.

I Dünya paylaşımlar savaşı başladığında bu görevinde Binbaşı olan Ali Bey Irak cephesinde Komuta ettiği Fırat Grubu, Irak cephesi genel komutanı Yarbay Süleyman Askeri Bey emrinde İngilizlerle savaştı. Bu mücadele sürerken emrindeki Süleyman Askeri Bey’in Şuayyibe Muharebesindeki yenilgisinden dolayı kendini öldürünce birliklerin geri çekilişini Binbaşı Ali Bey komuta etmiştir. Başkomutan Vekili Enver Paşa tarafından Genel Kurmay Vekaletine tayin edildi ve Yarbaylığa yükseltildi.

Irak cephesindeki görevinden sonra 3.Ordu Komutanlığını emrinde 18. Kolordu emrinde Kafkas harekatına katılarak Bitlisin geri alınmasında etkili olan komutanlardan biri olmuştur.

Kut’ul Amare’de dört ay Türk Birliklerine karşı dayanan General Towsend Komutasındaki İngiliz birliğinin 5 General, 481Subayı Ali Bey Irak-İran ve Doğu-Kafkasya Cephelerinden sonra Makedonya’da da görev aldı. Buradaki başarılarından dolayı 1917’de Gümüş Madalya, 4 Şubat 1918’de ikinci sınıf Demirsalip Madalyası, 21 Nisan 1918’de Muharebe Gümüş Liyakat Madalyası, 21 Mayıs 1918’de Üçüncü Askeri Liyakat madalyası almıştır.
Dünya paylaşımlar savaşından sonra İstanbul’da Üsküdar’da bölge müfreze Komutanlığı görevine getirilmiştir. Bu dönemde ittihatçılar yurt dışına çıkınca kalanları “Karakol Cemiyeti” ni kurmuşlardır. Ali Bey’de kurucular arasında ve “Yediler” diye bilinen ilk faaliyet grubunu oluşturmuşlardır. Cemiyetin amaçları kalan ittihatçıları Anadolu’ya geçirmek, önemli miktarda silah ve cephaneyi milli mücadeleye kazandırmaktır. İttihatçı yapısından kurtulamadığı için Anadolu milli teşkilatlanmadan farklılık göstermişlerdir.

Ayvalık’ta görev alıncaya kadar bu cemiyette gizli faaliyetlere katılacaktır.

İzmir’de 17.kolordu emrine verildiği sırada İstanbul’da Mefharet Hanım’la nişanlanacak ve daha sonra evliliklerinden “İstiklal” adındaki kızları dünyaya gelecektir.

Mondros Mütarekesi’nden sonra 172. Alay komutanlığına getirilmiştir. 172. Alay komutanı olarak Ayvalık’ı işgal eden yunan güçlerine ilk kurşunu atmıştır. Doğrudur. Ancak, bu olayın arkasında yani mutfağında Edremit Kaymakamı Hamdi beyin çalışmaları ki görevden alındıktan sonra ki mücadelesi daha da önemlidir. Edremit-Havran ve Burhaniye üçgeninde çok önemli milis çalışmaları yapılmıştır. Balıkesir de çok önemli toplantılar yapılmış ve bu toplantılarda yurdun her karış toprağında büyük dirençler gösterileceği belirtilmiştir. Kazım ÖZALP paşanın emri ve kararlılığı vardır. Efelerin ve sivil iradenin kararlılığı vardır.

“27(SALI) MAYIS 1919: 27 Mayıs 1919 günü akşamı Yunan birlikleri yeniden Ayvalık limanına geldiler. Ali Bey’in Yunan işgaline direneceği anlaşıldığından Yunan kuvvetleri takviye edilmişti.

Ayvalık’a dün İzmir’den İperohi Gemisi’yle gönderilen 2 bölük ve 1 jandarma takımı geldi. Zafiriu, işgalin nasıl yapılacağını 1. Tümen’e bildirdi. Üç savaş gemisinin limanda çıkarmayı desteklemeleri emredildi. İki Yunan torpidosu İngilizlerin müdahalesiyle geri çekildiler.

Başbakan Damat Ferit, Ayvalık’ın işgaline izin verilmemesini emretti. Yunanlılar Ayvalık’a yarın asker çıkarmaya başlayacaklar. 172.Alay, Yunanlılara karşı ilk örgütlü direnişi başlatacaktır.”

“28(ÇARŞAMBA) MAYIS 1919: Bekir Sami Bey 28 Mayıs’ta verdiği yanıtta, “Görülecek büyük işlere karşı elimizde pek az muvazzaf Türk kıtaatı mevcuttur. Muvafık bir cereyan vermekle muvaffak olduğumuz Ayvalık işgali meselesinde lüzum hissedeceğimiz icraatı mümkün olduğu kadar az zayiatla bilhassa milis kuvvetleriyle yapmanızı pek rica ederim” diyordu.

Bunun üzerine Ali Bey çevre kasaba ve köylerden milis kuvvetler toplayarak bir direniş grubu oluşturmaya çalıştı. Milis kuvvetlerin oluşturulması, silah ve cephane sağlanmasında Eski Edremit Kaymakamı Köprülü Hamdi Bey, Hacı Tali Bey, Posta Müdürü Hacı Zihni Beyler de etkili oldular.

Ali Bey Kazan Bucağı, Altınova, Araplar, Murateli, Gömeç, Burhaniye ve civar köylerden kısa zamanda 300 kişilik bir milis kuvvet oluşturdu. Bunlara eldeki fazla silah ve cephane dağıtıldı. Alayın subay, er ve milis yaklaşık 500 mevcudu vardı.”

“Harbiye Nazırı Şevket Turgut Paşa imzasıyla gelen cevapta, İtilaf Devletleri nezdinde teşebbüste bulunulduğu, eldeki kuvvetlerle karşı koymanın mümkün olmayacağı sebebiyle müfrezenin emniyetli bir bölgeye çekilmesi isteniyordu. Ayvalık’ın da İzmir gibi işgal edileceğini anlayan Osmanlı Harbiye Nezareti, bölgedeki birliklere bir çeki düzen vermek istemiş, bu maksatla 28 Mayıs 1919’da verdiği bir emirle 172. Alayı XVI. Kolordunun 62. Tümenine bağlamıştı. Ancak bu emir henüz 172. Alay’a ulaşmadan, geceden Yunanlılar Ayvalık’a çıkarma yapmaya başladılar. Ayvalık’ın işgali yarın tamamlanacaktır. 172. Alay Yunalılarla savaşmaya başlayacaktır.”(Bakınız: Kurtuluş savaşın da AYVALIK İŞGALİ VE BELEDİYE ÇEŞMESİ PROTOKOLU!!! 5 bölümden oluşan yazı serim)

(Ayvalığa atanan Ali Bey İngilizlerin görüşme tekliflerinden birini kabul edecek ve Amiral Calthorpe’nin muavini miralayla görüşecek Ayvalık işgal edilirse emir almadan karşı savaşacağını söyleyecektir.) Çarpışmaların yaklaşık 13 ay sürdüğü ve en şiddetli çatışmaların yaşandığı Tursunlu-Giresun(daha sonra ismi direnme gücünden dolayı SAVAŞTEPE olarak değiştirilmiştir.) hattındaki mücadele Anadolu’daki mücadeleye çok kıymetli bir zaman dilimi armağan etmiştir. Ali ÇETİNKAYA, BU MÜCADELENİN BAŞINDA VARDIR. Atılan ilk kurşunun çok büyük önemi vardır. Bu kurşun önce ŞİMAL CEPHESİ’NİN(29 Mayıs 1919′da Ayvalık’ta, 9 haziran 1919′da Soma’da ve 23 haziran 1919′da Akhisar’da kurulan cepheler bir süre sonra birleşerek Şimal cephesi adını aldı.) kurulmasını sağladı. Daha sonra Osmanlı Mebusan Meclisinde 1920 yılında milletvekili olarak görev yapacaktır. Atılan ilk kurşun ile kurulan cepheler daha sonra birleşerek yunan işgaline karşı direnecekti. Balıkesir, Edremit, Havran, Burhaniye, Akhisar, Soma halkının desteği ile Tursunlu-Giresun(Savaştepe) hattında kurulan cephe tam 13 ay direnecekti. Bu 13 ay Anadolu’daki kuvvay-i milliye güçleri için altın değerindeydi…

Bu sırada Mustafa Kemal’le Ali Rıza paşa Hükümeti Amasya Görüşmelerini yapmış çıkan kararla Son Osmanlı Mebusan Meclisi açılmıştır.

Ekim 1919 da askerlikten istifa eden Ali Bey, Afyonkarahisar Mebusu olarak meclise girmiştir. "Akbaş Baskını" sonrası yapılan gizli bir oyla Misak-ı Milli’nin kabul edilmesi üzerine 16 Mart 1920 de İstanbul resmen işgal edilecektir.

Meclis basılarak milletvekilleri tutuklanarak Bekir ağa bölüğüne götürüleceklerdir. 28 Şubat 1919 da İngiltere’nin kara listelerinde “azledilip, sürülecekler” arasında ilk sıralarda Mustafa Kemal, Ali Bey, İsmet İnönü, Cevat (Gürer) Bey gibi kişiler vardır.

Ali Bey’de İngiliz makamlara Galata Köprüsü üzerinde yakalanmıştır.

13 Nisan 1920 günü 2793 sürgün numarası ile Malta’ya sürülmüştür. Malta’da bir buçuk yıl geçirecek olan Ali Bey buradan Ankara’da açılan meclisi takip etmeye çalışacaktır. Ankara’da olmamasına rağmen kendisi Mecliste Afyonkarahisar mebusu olarak meclis üyesi sayılacaktır.

II İnönü zaferinden sonra Bekir Sami Bey İngilizlerle esir değişimi anlatması yapmış fakat tüm İngiliz esirlere karşılık bazı malta sürgünlerinin serbest bırakılması meclis tarafından kabul edilmemiştir.

23 Ekim 1921 de Kızılay İkinci başkanı Hamit bey’le İngiltere komiseri Rumbold Antlaşması üzerine istinasız tüm esirlerin mübadelesi karalaştırılmıştır. Ali bey Ankara’ya gelecektir. Döndüğünde ülkede Sakarya savaşı kazanılmış, büyük taarruz için hazırlanılmaktaydı.

TBMM ‘e katıldıktan sonra 19 Şubat 1922’de ı Grup İdare Heyetine idari memurluğa seçilecektir.18 Temmuz’da da A.R.M.H Grubu, Grup yönetim kurulu üyeliğine seçilmiştir.

Ali Çetinkaya mecliste birinci dönem görevi sırasında Milli Savunma, Milli Eğitim, Bayındırlık, Sağlık-Sosyal Yardım ve Sayıştay komisyonlarında görev almıştır. Dönem içinde üçü gizli oturumlarda olmak üzere on bir konuşma yapıp bir soru önergesi vermiştir.

11 Ağustos 1923 de meclis yenilenmiştir. 9 Eylül’de Cumhuriyet Halk Partisi kurulmuş parti grup başkanlığına Ali Fethi Bey, Birinci Başkanlığına Ali Bey getirilmiştir. Anayasa ve Halk partisi Tüzüğünün hazırlanması için oluşturulacak komisyonda görev almıştır.

Parti kurulduktan sonra da Kazım Karabekir, Ziya Gökalp, İsmail Canpolat, Yusuf Akçura, Ahmet Ağoğlu, Celal Bayar’la birlikte parti programı inceleme heyetinde görev almıştır.

15 Temmuz 1923 seçimlerinde ikinci kez Afyonkarahisar milletvekili olmuştur. Bu dönemde milli müdafaa, Muvazene-i Maliye komisyonlarında çalışmış, dört kez milli müdafaa komisyonu başkanlığına seçilmiştir. Dönem içerisinde sekiz önerisi ve genel kurulda 17 değişik konuda 30 konuşması vardır.

9 Şubat 1925 Pazartesi TBMM de gerçekleşen bir ölüm olayına karışır. Resmi kayıtlar Ali Bey’in nefsi müdafaa ile Halit Paşayı vurduğu şeklinde bilgi vermektedir.

1925 de çıkan Şeyh Sait isyanından sonra tekrar kurulan istiklal mahkemelerinden Ankara İstiklal Mahkemesi Başkanı olarak Ali Bey görev almaktadır. Mustafa Kemal’e İzmir suikastı sanıkları İstiklal Mahkemelerinde yargılanarak cezalandırılmışlardır.

III dönemde de milletvekili olan Ali Bey IV dönem İnönü Hükümetinde Nafia Vekili olarak atanacaktır. Ali Beyin başkanlığı döneminde bayındırlık alanında demiryolu, deniz ve kara yolları alanında önemli hamleler atılacaktır. Bu görevi sırasında millileştirme çabaları ekonomiye de katkılar sağlayacaktır. Mustafa Kemal’in isteği üzerine 1926-1927 yıllarında Ali Çetinkaya Ziraat Bankası’nın yönetim kurulunda yer aldı.

16 Şubat 1934'te Bayındırlık Bakanı oldu. Ankara'daki resmi dairelerin çoğu, Çetinkaya'nın beş yıl süren bakanlığı sırasında yapıldı. Bu görevi 3 Nisan 1939'a değin sürdü.

1931 yılında Nuri Demirağ Asya'yı Avrupa'yla birleştirmeyi düşündü. 4 yıl süren bir etüt çalışması sonucu Amerika'nın en büyük çelik fabrikası ile de görüşerek içinden demiryolunun da geçeceği bir köprü yapmak istedi. Salih Bozok bu projeyi Atatürk'e götürdü. Atatürk bu projeyi çok beğendi ve hükümete gönderdi. Bayındırlık Bakanı Ali Çetinkaya 'olmaz bu iş' diyerek karşı çıktı, ve proje 'kentin güzelliğini bozar'' düşüncesiyle geri çevrildi. Nuri Demirağ görüşmeden ayrılırken 'Bu iş olacaktır. İstanbul buna muhtaçtır. Ben yapamazsam evladıma bırakırım' dedi.

Cumhuriyetin ilk yıllarında önemli görevler alan Ali Çetinkaya, 1937'de Bayındırlık Bakanı olarak Almanya'ya bir yurt dışı seyahat gerçekleştirerek o dönemin Nazi Diktatörü Adolf Hitler'le görüşme yaptı.

1939-1940 yıllarında bir süre de Ulaştırma Bakanlığı yaptı. Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk Ulaştırma Bakanıdır. Bakanlığı sırasında demiryolu politikasının savunucusu olmuş ve 1200 km demiryolu yaptırmıştır.

Kasım 1940 yılında Ulaştırma Bakanlığı görevinden ayrıldıktan sonra 1946 yılına kadar Afyonkarahisar mebusu olarak görevini yaptı. 1946 da Demokrat Partiye girmesi istensene o nazikçe ret ederek ömrünün son yıllarında İstanbul’da geçirdi. 21 Şubat 1949 Pazartesi gecesi 22.30’da hayatını kaybetti. Afyon’ların ısrarı üzerine Afyon’a defnedildi.

** İLK DEFA İSTİKLAL MADALYASI ALANLAR

TBMM Birinci Devre üyelerinden bazılarına İstiklal Madalyası verilmesi için Gazi Mustafa Kemal Paşa tarafından yazılan tezkere, TBMM'nin 21 Kasım 1923 Çarşamba günü 65. toplantısında görüşülmüş ve yapılan oylama sonucunda Mustafa Kemal ve 23 arkadaşına İstiklal Madalyası verilmesi oybirliğiyle kabul edilmiştir. Buna göre, TBMM Birinci Devre üyelerinden olup Batı Cephesi'nin Kuzey Grubu'nda yararlık gösteren asker milletvekilleriyle, sivil şahıslara 66 sayılı yasanın ikinci ve beşinci maddelerine dayanılarak İstiklal Madalyası verilmiştir.

Bu durumda madalya verilen kişiler şunlardır.

1. Gazi Mustafa Kemal Paşa(Ankara)

2. Fevzi Paşa (Çakmak) (Kozan)

3. İsmet Paşa (İnönü) (Edirne)

4. Ali Paşa Fuat (Cebesoy) (Ankara)

5. Kazım Paşa (Karabekir) (Karesi)

6. Refet Paşa (Bele) (İzmir)

7. Fahrettin Paşa (Altay) (Mersin)

8. Ali Bey (Çetinkaya) (Karahisarı Sahip)

9. Avni Bey ( Zaimler) (Saruhan)

10. Hüsrev (Gerede) Bey (Trabzon)

11. Cavit Bey (Erdel) (Kars)

12. Cafer Tayyar Eğilmez Paşa (Edirne)

13. Hacı Şükrü Bey (Aydınlı) (Diyarbakır)

14. Esat Efendi (İleri) (Aydın)

15. Memduh Necdet Bey (Erbek) (Karahisarı Şarki)

16. Ömer Lütfi Bey (Ergeşo) (Karahisarı Sahib)

17. Selahattin Bey (Köseoğlu) (Mersin)

18. Celal Bayar (Saruhan)

19. Mustafa Necati Bey (Saruhan)

20. Reşad Bey (Kayalı) (Saruhan)

21. Mehmet Vehbi Bey (Bolak) (Karesi)

22. Osmanzade Hamdi Bey (Aksoy) (Ertuğrul)

23. Hüseyin Bey (Gökçelik) (Elazığ)

24. Rıza Bey (Kotan) (Muş)

KAYNAK: VECDİ YILMAZ
FOTOĞRAFLAR: EROL ŞAŞMAZ
AYVALIK – ALİ ÇETİNKAYA VE HEYKELİ - BALIKESİR Fotoğraf Galerisi