Eskişehir, Sivrihisar İlçesindedir. Kubbeli Mahallesi’ndeki Unkapanı’ndan yukarı çıkarken sağdaki ilk sokaktadır.
Nasreddin Hoca’nın torunu ve fethin ardından 1453’te İstanbul Kadısı ve İstanbul Efendisi olan Hızır Bey tarafından 1439’da yaptırılmıştır.
Mescid, 1960 yılına kadar Maliyenin evrak deposu olarak kullanılan harap vaziyetteki mescid Tarihi Eserleri Koruma Derneği tarafından tahliye ettirilmiş, 1963 yılında restorasyonu yapılmıştır.
Haziresinde iki mermer mezarın Hızır Bey’in kızı Fahrünnisa Hatuna diğeri ise kavuğundan hareketle Hızır Beyin babası Kadı Celaleddin Emir arif’e ait olduğu kuvvetle tahmin edikmektedir.
Eskişehir’e bağlı Sivrihisar kazasında doğdu. Doğum tarihi bazı kaynaklarda 810 (1407) olarak verilir. Babası Sivrihisar kadısı olan Celâleddin Efendi’dir. Annesinin Nasreddin Hoca’nın soyundan olduğuna dair bilgiler şüphelidir. İlk öğrenimini babasından gördü; ardından Bursa’da Molla Yegân diye tanınan Mehmed b. Armağan’ın yanında tahsiline devam etti. Bu arada hocasının kızı ile evlendi. Öğrenim hayatını tamamladıktan sonra Sivrihisar’daki bir medresede müderris olarak göreve başladı. Taşköprizâde onun 837’de (1433) burada kadı olarak bulunduğunu belirtir.
Hızır Bey asıl şöhretini II. Mehmed’le tanıştıktan sonra kazandı. eş-Şeḳāʾiḳu’n-nuʿmâniyye’de geçen ve diğer kaynaklarda da tekrarlanan rivayete göre Hızır Bey, Edirne’de II. Mehmed’in huzurunda yapılan ilmî toplantılardan birinde Mısır veya Suriye’den gelen bir Arap âlimiyle giriştiği tartışmada üstünlük sağlayınca padişahın dikkatini çekmiş, bir Osmanlı âliminin bu başarısı karşısında memnun olan padişah sırtından kürkünü çıkarıp kendisine giydirmiş ve onu Bursa’daki Çelebi Mehmed (Sultâniye) Medresesi’ne 50 akçe ile müderris tayin etmiştir,
. Daha sonra Edirne’deki Üç Şerefeli Cami Medresesi’nde ders veren Hızır Bey (855/1451) Yanbolu kadılığı da yaptı. Fâtih Sultan Mehmed, İstanbul’un fethinden hemen sonra Hızır Bey’i yeni başşehre kadı olarak tayin etti. Böylece Hızır Bey şehrin çeşitli meseleleriyle ilgilenmeye başladı; adliye, belediye, emniyet ve imar hizmetlerinde önemli düzenlemelerde bulundu. Ancak bu görevde iken genç sayılabilecek bir yaşta vefat etti (Rebîülevvel 863/Ocak 1459).
Mezarının Zeyrek’te olduğu belirtilir. Mecdî, kabrinin Şeyh Vefâ yakınında divan şairi Necâtî Bey’in yattığı tekkenin hazîresinde bulunduğunu kaydeder.
İstanbul’un Kadıköy ilçesine bu ad, buranın Fâtih Sultan Mehmed tarafından Hızır Bey’e arpalık olarak tahsis edilmesi dolayısıyla verilmiştir. İstanbul Unkapanı’nda onun adını taşıyan bir mahalle ve bir mescidinin olduğu bilinmektedir.
Kaynak: İslam Ansikloprdisi ve Hızır bey mezar taşı fotoğrafı
SİVRİHİSAR – HIZIR BEY MESCİDİ - ESKİŞEHİR Fotoğraf Galerisi