Fatih Çarşamba’da Kâtip Muslihuddin Mahallesi, Manyasizade caddesinde, Fethiye otobüs durağının arkasında, Çilekeş sokağı ile Mehmet Ağa Camii sokağı arasındadır. Cami, tekke, türbe, hamam, medrese ve çeşmeden oluşan yapı topluluğunun medresesi ve tekkesi günümüze kadar ulaşamamıştır.
Mehmet Ağa, Osmanlı tarihinde görev yapmış ilk Habeş asıllı haremağasıdır. Hakkında pek fazla bilgi yoktur. Hayırseverliğiyle bilinir. Buradaki külliyesinin dışında Üsküdar’da iki mescit, Divanyolu’nda Hoca Rüstem Mescidi karşısında bir medrese, mektep ve sebil inşa ettirmiştir. Üç kapısı olan Mehmed Ağa Camii’nin doğu avlu kapısı üzerindeki Asârî mahlâslı şâirin on altı mısralık kitâbesine göre yapı H.993 (1585)’te inşa edilmiştir. Yine kitabeye göre III. Murad devrinde Dârüssaâde ağası olan Habeşî Mehmed Ağa tarafından Mimar Sinan’ın çıraklarından Hassa Mimarı Davud Ağa’ya yaptırılmıştır. 16 mısralık kitabenin son dört mısrasında şu ifadeler yazılıdır: “Oldu mimarı Kamil Davud / Yaptı caniyle dercedüp san’at / Dedi Asârî tarihin hatif / Beyti Hadi ve Camii-i ümmet”
Mehmed Ağa’nın caminin güneydoğusunda yer alan tek sandukalı sade türbesi kesme taştan inşa edilmiştir. Kare planlı ve kubbeli yapının köşeleri yuvarlak sütunlarla yumuşatılmıştır. Bugün badana ile boyanan mekânda vaktiyle kalem işlerinin bulunduğu çeşitli kaynaklarda dile getirilir. Cephenin sağ köşesinde mevcut olan kemer izi eskiden caminin bu yönünde bir revakın varlığını düşündürmektedir. Şair Nakkaş Mustafa Ağa, vefatına “Mehmed’in ide pür-nur kabrin ol Hadi” mısrası ile tarih düşürmüştür. Vefat tarihi Hicri 999’dur. (M.1590)