Aydın İlinin Sultanhisar İlçesinin hemen kuzeyinde bulunan NYSA antik kenti ile yaklaşık 4 km. batısında yer alan Salavatlı beldesinin kuzeydoğusunda bulunan AKHARAKA ören yeri, günümüzde turistik yönden çok önemli olan arkeolojik yapı kalıntılarına sahiptir. Bu iki antik kentten, özellikle Akharaka (Salavatlı) eski çağlarda bir termal tedavi merkezi olarak kullanılmış olmasıyla da ünlüdür. Bugün buradaki Sarı Su olarak adlandırılan derenin suyunun içerdiği kükürt ile yeraltındaki kükürtlü gazın varlığı eski çağlarda bu Antik yerleşimin çok önemli ve gizemli (mistik) bir tedavi merkezi olmasını sağlamıştır.
Akharaka Luwi dilinden türetilmiş bir kelime olup “Ulu Su” anlamındadır. Strabon eserinde bölgenin jeolojik yapısından söz ederken kentten de şu şekilde bahseder:
“…Maindros dolaylarındaki bütün toprakların depremin etkisi altında olduğunu ve iç kısımlara kadar hem ateş hem de su tarafından oyulduğunu,bu nedenle ovalardan başlıyan bu durumun,kharonionlar ülkesine kadar uzandığını söyliyebilirim. Bundan Akharaka’daki ve Magnesia ile Myus yakınındaki Khaironları kastediyorum…”
Ayrıca burada yapılan tedavi yöntemleri arasında kuluçka ve şok tedavisinin de olduğu Antik kaynaklarca bildirilmektedir. Bunun sonucunda da dinsel bir hüviyet kazanan Akharaka, tanrılara şükran için yapılan çeşitli dinsel törenlerinde yeri olmuştur. Milet’in kutsal alanı Didyma’da olduğu gibi Akharaka’daki kutsal yerleşim de Nysa antik kentine kutsal bir yol ile bağlanmıştır. Salavatlı, özellikle, Hellenistik devirden (yaklaşık M.Ö.330–30) Roma İmparatorluk dönemi ve onu takip eden yıllardaki Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde bu jeotermal ve dinsel özellikleri nedeni ile hastane, büyük, küçük havuzlar ve şifa hamamlarına gelen konuklar için yapılan evlere iskan edilmiştir. Böylece önemli bir sağlık merkezi olan ören yeri ayrıca buradaki Pluto (Hades) – Persephone (Kore) tapınağı ile de Helenistik ve Roma dönemlerinde bu Antik yerleşimdeki tedavi merkezinin yanında onunla ilişkili olan dinsel merkez olarak gelişmiş ve kentin sosyal ve eğitim alanında büyük katkılarda bulunmuştur
Nysa’dan çıkıldığında çift katlı mezar yapıları ve Roma dönemine tarihlenen köprüler bu kutsal yola eşlik eder. Aktarımlara göre Akharaka yer altı dünyasına açılan ve içinden kükürtlü gaz çıkan mağaralara sahiptir. Kharonion denen bu mağaralara boğa bırakarak kurban etmek yöredeki bir adettir. Sözkonusu jeolojik garipliklerin karşılığında öteki dünyanın tanrısı Hades burada bir tapkı görmüştür. 1909’da kazılan tapınak günümüzde yeniden araştırılmaktadır. Kısa kenarında 6 sütun bulunan yapının Hellenistik döneme ilişkin sütunları yerlerinde yivleri yontularak alıkonulmuş ve kimi İyon başlıkları ve sütunlar yontularak tapınağın güney kenarı dolgusunda yapı malzemesi olarak kullanılmıştır. Bu malzeme Tralleis kentinin de zarar gördüğü İÖ 26 yılındaki deprem öncesine ilişkindir. Hadrianus döneminde yenilenmiş olabilecek tapınağın bu görünümü yanıltıcıdır. Eski tapınak dolgu malzemesi biçimine getirildikten sonra üstüne Marmara adasından sağlanan mermerlerle yeni bir tapınak yapılmış olmalıdır. Kuzey kısa kenarda yapılan kazılar yeni evrenin malzemesini vermiştir. Bu iki evreli tapınağın içini süsleyen Hades-Persophone-Demeter üçlemesine ilişkin iri heykel parçaları bulunmuşsa da canlandırılmasına yeterli değildir. Tapınak alanının batısındaki tonozlu mekanlar kült için kullanımıştır. Derenin karşısındaki çeşmenin suyunun sarı rengi, Akharaka tapınağın yerinin bulunmasında yardımcı olacak Sarısu caddesinin adının kaynağıdır. Tapınağa Salavatlı içinden doğuya yöneldikten sonra Sarısu caddesinden bir süre yürüyerek ulaşılır.
Tapınak için kronoloji denemesi:
• İÖ 3. yüzyıl kutsal yerin varlığı?
• İÖ 1. yy. Hellenistik tapınak..
• İÖ 26 Deprem yıkımı
• İS 129 Hadrianus gezisi, yeni tapınak (Marmara mermeri, üç heykelle iç dekorasyon:Hades-Demeter-Persophone)
• İS 4. yy. kasıtlı yıkım?
• İS 5. yy. Efesli İoannis’in yıkımı?
• Kazı 1908-Von Diest
KAYNAK: wordpress.com
FOTOĞRAFLAR: EROL ŞAŞMAZ
SULTANHİSAR - AKHARAKA/SALAVATLI –AYDIN Fotoğraf Galerisi