Cami Gölmarmara Merkez ilçe Gaziler Caddesindedir. XV. yüzyıl Osmanlı Dönemi Cami ve imaretten oluşan külliyeye dahil yapıdır. Banisi San İbrahim Paşa’nın kızı Şahuban Hatun.
Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün mülkiyetindedir. Halen ibadete açıktır.
Caminin orijinal kitabesi yoktur. Yapının giriş kapısı üzerinde dört satırlık H. 1218/M. 1903 tarihli tamir kitabesi bulunmaktadır :
Sahibü’l hayratın Şahı Huban Cami-i Atiktir ismi söyler dillerde heb Bin iki yüz on sekiz de tamir oldu tamam Molla Şerif yediyle tamam oldu Vesselam sene 1218
Tek kubbeli yapının kuzeydoğu köşesinde bir minare, doğu ve batısında hazire, kuzeyinde ise bugün camekanla kapatılmış son cemaat yeri bulunmaktadır.
Harim kare planlı olup kubbe ile örtülüdür. Kubbe kasnağı üçgen kuşakla çevrilidir. Kubbeye geçiş pandantiflerle yapılmıştır (Fotoğraf 16). Pandantiflerin yüzeyi on üç sıra mukamas dolguludur. Kubbe kasnağındaki üçgen kuşakta sekiz pencere açıklığı vardır. Cami iç duvarları, ikişer, yüksek ve çok dilimli çökertme kemerlerle bölünmüş ve bu çökertmelerin her birinin içlerine altta dikdörtgen, üstte yuvarlak kemerli pencereler açılmıştır. Üst pencereler dışta ajur şebekeli, içe bakan kısımları vitraylıdır. Doğu ve batı duvarlarda eksende, iki yüksek çökertme arasında kalan kısımlara üçer sıra mukamas kavsaralı küçük nişler açılmıştır .
Güney duvarda eksende beş cepheli mihrap bulunmaktadır. Şahuban Camii kuzey doğu Mihrap nişinin üst kısmı uçlan sarkıtlarla biten dört sıra mukamas kavsaralıdır. Mihrap nişi dışa üç cepheli bir çıkıntı yapmaktadır. Mihrabın doğu ve batısında zeminden yaklaşık bir metre yükseklikte birer küçük niş vardır. Batısında orijinal olmayan küçük ahşap bir minber bulunmaktadır. Dış yüzeyi yağlı boya ile boyanmıştır. Güney ve doğu duvarlarının birleştiği yerde vaaz kürsüsü bulunmaktadır.
Beden duvarlarını ikişer parçaya bölen dilimli dekoratif çökertme kemerler kuzey duvarda farklı düzenlenmiştir. Burada sivri kemer şeklinde yapılmıştır. Mahfil nedeniyle bu tür değişiklik yapılmış olabilir. Bugün için beş küçük ahşap sütun üzerine oturan, orijinal olmayan ahşap kadınlar mahfili bulunmaktadır . Mahfile kuzey duvara bitişik ahşap bir merdivenle çıkılır.
Kuzeyde mihrapla aynı eksende bulunan basık kemerli giriş kapısı içten ve dıştan çok dilimli kemerlerle çevrelenmiştir. Ahşap giriş kapısı ve pencere kepenkleri orijinaldir.
Kuzey duvarda ana giriş kapısının iki yanında sivri kemerli çökertmeler içinde birer dikdörtgen pencere ile kuzeybatıda üç sıra mukamaslı bir niş yer almıştır .
Caminin dış yüzeyi, kuzey cephesi hariç, diğer cepheler birbirine benzer biçimde düzenlenmiştir. Sivri kemerli çökertmeler içine iki sıra halinde toplam dörder pencere yerleştirilmiştir. Cephelerde alt seviyede sivri kemer alınlıklı, düz atkılı dikdörtgen biçimli pencereler, üst seviyelerde yuvarlak kemerli küçük boyutlu pencereler aynı eksende yer almaktadır: Şahuban Camii kuzey cephesi cephesi
Kuzeyde üç bölümlü son cemaat yerinin kemer izleri bulunmaktadır. İzlerden orijinal son cemaat yerinin üç bölümlü olduğu anlaşılmaktadır. Günümüzde camekanla kapalı bir mekan görünümündedir.
Caminin kuzey doğu köşesindeki minare orijinaldir . Yüksek kare kaide üzerinde yer alan sekizgen pabuçluğun her yüzeyinde birer sağır kemer vardır. Silindirik gövde de tuğlanın değişik dizilimiyle zencerek ve zik zak motifleri oluşturulmuştur. Mukamaslı şerefe alçı ile sıvanmıştır. Üzeri kurşun külahla örtülüdür. Minare girişi bugün son cemaat yeri içinde kalmıştır. Minareye sivri kemerli çökertme içine alınmış basık kemerli kapıdan girilmektedir.
Dıştan bakıldığında kubbenin sekiz cepheli kasnağının çok yüksek tutulduğu görülmektedir. Kasnağın her cephesinde büyük aynalı kemerli çökertmeler içinde sivri kemerli birer pencere vardır (Fotoğraf 3). Güney dış cephede üç cepheli mihrap nişi çok az dışa taşkındır. Bu cephede mihrap arkasında alt sıra pencerelerinin kemer hizasına kadar yükselen bir payanda yer alır. Payandanın üstünde tuğlalarla örülü sivri hafifletme kemeri görülmektedir.
Caminin beden duvarları iki sıra tuğla ve bir sıra dikey tuğlaların arasında yer alan moloz taşlarla kasetleme tekniğinde örülmüştür.
Camide dilimli kemerlerin sağladığı hareketlilik ve süsleme dışında, kapıda ahşap, minarede ve cephelerde tuğlaların farklı biçimlerde yerleştirilmesiyle oluşan bezemeler dikkat çekmektedir.