Mollafenari Mahallesi, MahmutpaÅŸa Mahkeme Sokak 5 numarada bulunmaktdır. Bugün Eminönü'nde kendi adını taşıÂyan semti, yokuÅŸu ve konağıyla tanınan Mahmud PaÅŸa, İstanbul'un en büyük hemÅŸehrilerinden biridir. Hadîka'daki kayıtlara göre Mahmud PaÅŸa, Hırvat asıllı olup Serhad gazilerinden Mehmed AÄŸa adındaÂki bir gazinin kölesiydi. Daha sonra saraya alınmış ve burada terbiye edilmiÅŸtir. TaÂrihçi Ramazan-Zâde'nin belirttiÄŸine göre Kazasker olmuÅŸ ve İstanbul'un fethinden sonra Halil PaÅŸa'nın yerine Sadrazamlığa geçmiÅŸtir. Kâtip Çelebi'nin bildirdiÄŸine göre H. 872 yılında KaramanoÄŸlu Pir Ahmed'in yenilmesi ve idamı konusundaki suçu nedeniyle Karahisar'da otağı başına yıktırılmıştır. Rumî Mehmed PaÅŸa ve diÂÄŸer tarihçilerin belirttiklerine göre Mahmud PaÅŸa, Gelibolu Sancağına tayin edilÂmiÅŸ ve H. 873 yılında EÄŸriboz fethine me mur kılınmış, bu kalenin fethinden sonra H. 877 yılında Akkoyunlulardan Uzun HaÂsan savaşında bulunması gerekmiÅŸ ve ikinÂci olarak İshak PaÅŸa'nın üzerine Vezir-i Azam olmuÅŸtur. Bu seferde gayretleri göÂrülmüşse de diÄŸer hususlardaki eksiklikleri dolayısıyle azl olunmuÅŸ ve yerine Gedik Ahmed PaÅŸa vezir olmuÅŸtur. H. 878 yılında Edirne yakınındaki Hasköy'de münzevî halde yaÅŸarken Åžehzade Sultan Mustafa taÂrafından, eski bir mesele yüzünden 879 yılında öldürülmüştür.
Mahmud PaÅŸa Camimin esas binası tek kanatlıdır. 11 ve 10.45 m.lik iki kubbesi vardır. Bunlar Bursa camilerini hatırlatırÂlarsa da, iki kubbenin de aynı mahiyette olÂması, birinin medhal ve diÄŸerinin de sekili mihrab olmaması ve aynı seviyede bulunÂması ile onlardan ayrılır. E.H. Ayverdi ÅŸunları söylemektedir: "... ayrıca bu iki esas kütle cenahlara doÄŸrudan doÄŸruya irtibatta olmayıp araÂdaki 2.45'lik dehlizlerle saÄŸlı sollu ikiÅŸer kapı ile merbuttur. Yanlar bu dehlizlerden sonra gelen açık üç eyvandan mürekkebtir. Bu suretle kanatlı camilerden bariz bir ÅŸekilde ayrılır; bu yanların ne vazifesi olÂduÄŸu, nasıl kullanılabileceÄŸi anlaşılmaz bir keyfiyettir. Bir de yanlarda iki medhal vardır; bu medhaller ne içindir? Cenahlarda ne ikâmet kabildir ne de onlara bir baÅŸka vazife atfetmek Mümkündür. Bu deÄŸiÅŸiklikten baÅŸka ön tarafa beÅŸ kubbeli bir dehliz eklenmiÅŸtir. Bu unsur, YeÅŸil Camiin karanlık medhaline benzetilebilir. Fakat ondaki medhal yukarıya çıkmak için lâzımdır; burada heyet-i umûmiye ile hiçbir kül teÅŸkil etmez; vazifesi talinin talisidir...
Bir şeyler yapmak, camii teferruatlı tutmak istenmiştir amma, hiç de muvaffak olunmuştur denemez. Nitekim bunun bir ikincisi görülmemiştir".
Camiin esas kubbeleri kürevî üçgenÂlerle duvarlara basar. Dört uçtaki kubbe baklavalı kuÅŸaÄŸa oturur. Üç yan kubbesi de yine kürevi üçgendir. Sadece soldan bir tanesi sekiz köşeli bir kaide üzerindedir. " GiriÅŸteki dehlizlerin orta kubbesi çapraz tonoz, ortası yuvarlak bir göbek olup içinde 16 dilimli bir tepelik vardır. Tonoz yüzleri beÅŸ sıra bade ve yaprakla süslenmiÅŸ buÂlunmaktadır. İki yan da 24 dilimli kubbelerle örtülüdür.".
Cami Sultan III. Osman zamanında büyük bir tamir görmüştür. Daha sonra XVIII. yüzyılda bütünüyle yenilenen camiin Hünkâr Mahfili H. 1244 yılında Sultan Mahmud tarafından koydurulmuÅŸtur. BüÂtün bunlara raÄŸmen iç kısım aslına bakarak fazla bir deÄŸiÅŸikliÄŸe uÄŸramamıştır.
Diş yüzlerdeki değişiklik konusunda E.H. Ay verdi şunları söylemektedir.
"... revak kemer baÅŸları, kemerleri ve büyük kapıdan ve minare kaidesinden baÅŸÂka bütün aksamın ve taÅŸların deÄŸiÅŸtiÄŸi göÂrülmektedir. Belki arada tek tük taÅŸ kalÂmıştır. Fakat o arada karışıp gitmektedir. Bu esnada kıble duvarı yüzündeki dış mihrabların ÅŸekli de bozulmuÅŸ, kaba bir ÅŸekilÂde yapılmıştır. Revakın mermer direkleri, yerine saÄŸlamları konacağına, pek kaba bir çirkin gömlekle sarılmıştır. Revak kemerleri ve aynaları mermerdir; bunlar ilk yapıdan kalmıştır. Minare 1936 senesine kadar istalaktit ÅŸerefeli idi; o sene ÅŸimdiki gibi düz yapıldı. Minare kapısı içerdendir".
Pek nefis bir eser olan mermer kapı harikulade temiz bir ÅŸekilde iÅŸlenmiÅŸ olup tertibi de üstâdânedir. Kapı kemerlerinin üstünde kitabe ve yanlarda yazılar vardır. Kapı çerçevesinin düzlüğüne sonradan taÂmir kitabeleri yazılmıştır. Cephedeki her tarafın bütün özellikleri kaybolmuÅŸtur.
KAYNAK : FATİH KAYMAKAMLIĞI
FOTOÄžRAFLAR : EROL ÅžAÅžMAZ
MAHMUT PAŞA CAMİ – FATİH –İSTANBUL Fotoğraf Galerisi